
Bütün filmler gösterilmeli' 11 milyonluk Yunanistan'da bile yılda yaklaşık 60 filmin çekildiğini hatırlatan Özgentürk, "Biz 30 filmi fazla zannediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde, bir ülkede 30 film çekiliyorsa bunlar ulusal bir festivalde önseçime tabi tutulamaz. Filmleri eleyerek yeni sinemacıların gelişimini köstekliyorlar. İlk filmlerin yer aldığı bir yarışma kategorisi yaparsın ve 30 film de gösterilir, tartışılır, güzel bir ortam oluşur. Festival budur. Ama bizimkisi şov. Kendini Cannes'a benzeten bu festival sömürge olan bir ülkenin festivalini andırmakta. Çünkü onlara göre Coppola'nın gelişi Türk sinemasından daha önemli. Elbette Coppola'nın getirilmesi başarı. Ama aynı zamanda Türk sinemasını izlemesi, sinemacılarla diyalog kurması açısından önemli. Yoksa 'Döner kebab çok güzel, deniz çok güzel. Hiç Türk filmi izlemedim ama Türk filmleri çok güzel!' demesi için değil" diye konuştu. Altın Portakal'ın son birkaç yıldır Türk sinemasını bir figüran gibi kullandığını söyleyen Özgentürk şöyle devam ediyor: "Büyük bir para ödülü vermek yeterli değildir. Bizim filmlerimizin doğru zemin bulması, etkili bir ortam yaratılması daha önemlidir. Ayrıca ön jürinin gizli tutulması da demokratik bir tutum değil. Cannes diyorlar. Nereden Cannes oluyorsun, haddini bil, ulusal bir festivalsin sen. Altın Portakal'ın bu yapısı değişmedikçe ben de filmlerimle festivalde yer almayacağım."
Kaynak:Radikal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder